
Episode #303
der ya Kitap Kulübü ile Süperiletişimciler
Send us Fan Mail Kitap kulübümüzün 65inci buluşmasında Charles Duhigg'in Süperiletişimciler adlı kitabını konuştuk. Duhigg, Pulitzer ödüllü bir gazeteci ve Alışkanlıkların Gücü'nün yazarı. Bu kitabında süper iletişimcilerin sırlarına eğiliyor. Her konuşmanın üç türden birine ait olduğunu anlatıyor: pratik (buradaki asıl mesele ne?), duygusal (nasıl hissediyoruz?) ve sosyal (biz kimiz?). İyi iletişim de karşımızdakiyle aynı düzlemde buluşmakla başlıyor. Yani bu üç konuşmadan hangisini yaptığımızı anlamamız gerekiyor. Bunun için dinlediğimizi yansıtmayı, doğru sorular sormayı, duyguları duymayı ve çoklu kimliklerimizin farkında olmayı öneriyor. Kitap Boyner Yayınları'ndan, Handan Balkara Çevikus çevirisiyle çıktı, kendisi Alışkanlıkların Gücü kitabının da çevirmeni. İletişim insanın en temel becerisi olsa gerek ama bunu modern hayatlarımızda nasıl batırdığımızı görmek çok üzücü aslında. Kimse birbirini dinlemiyor diyoruz ya, kitabın kulaklara küpe bir yanıtı var: “İnsanlar dediklerinizi duysun istiyorsanız, bağlantı kurmanın bir yolunu bulmak zorundasınız” Kitabı genel olarak beğendik. Çoğumuz için akıcı, sistematik, kolay okunan bir kitaptı. Tekrarlarla ilerlemesi akılda kalmasına yardımcı oldu. Kitabın fazla Amerikalı örnekleri ve tarzı da hissediliyordu ama bu zaten “self help” kişisel gelişim kitaplarında kanıksadığımız bir durum haline geldi. Hepimizi etkileyen vurgulardan biri "Bu konuşmadan ne bekliyorsun; çözüm mü, yoksa sadece dinlenmek mi?" oldu. Bunu evde, iş yerinde, çocuklarımızla yaşadığımızı fark ettik. Çözüm üretmeye o kadar hazırız ki, duyulmak isteyen birini çoğu zaman duymadan geçiyoruz. Karşıdakinin söylediğini yansıtmayı denemiş arkadaşlarımız oldu, etkisini görmüşler. Bir arkadaşımız kitaptaki 36 soruluk yakınlaşma testini ekibiyle oyun olarak oynadı ve hepsi çok keyif aldı. Çoklu kimlikler bölümü de, kendimizi ve başkalarını tek bir etikete sıkıştırmamak fikriyle çoğumuzda karşılık buldu. Bu kitap doğrusu bir kerede hazmedilebilecek bir kitap değil sanki. Boyner Yayınları yöneticisi Zeynep Hanım’ın dediği gibi. Çok sayıda iletişim tavsiyesini aynı anda sindirmek mümkün değil. Ara ara okunup fikir alınabilecek, üstünde çalışılabilecek bir başvuru kitabı gibi. Hatta bu kitaplardan öğrendiklerimizi nasıl uyguladığımızı ve çıkarımlarımızı paylaşabileceğimiz bir alanımız olsa diye hep konuşuyoruz, der ya bunun için biçilmiş kaftan, bu konuda da planlarım var önümüzdeki dönemde. Son olarak bence evdeki gençlerimiz için de çok değerli bir kaynak, örneğin özellikle çoklu kimlikler bölümünü kızıma okutmayı planlıyorum. Bu bölümde görüşlerine yer verebildiğim arkadaşlarım sırasıyla (03:06) Aycan Acar Şahin, (05:53) Mete Yurtsever ve Aycan Acar Şahin, (07:31) Didem Güçlü İlgün, (11:44) Müge Önen, (12:50) Müge İrfanoğlu, (13:51) Ebru Başaran, (17:25) Uğur İyidoğan, (18:22) Müge İrfanoğlu, (22:03) Hatice Ergüven Doydum, (24:28) Didem Güçlü İlgün, (26:57) Zeynep Çelik, (30:57) Feyza Demir, (35:27) Mete Yurtsever ve (36:28) Suat Soy. Support the show





